Son dönemde artan aile içi şiddet olayları, toplumda büyük bir kaygı yaratmaya devam ediyor. Ne yazık ki, bu olumsuz tabloya bir yeni trajik olay daha eklendi. Yıldız Y. isimli kadın, eşi tarafından kızıyla birlikte katledildi. Olay, yalnızca aile dramı değil, aynı zamanda daha önce kadının yaptığı uyarıların ne kadar önemli olduğunu da gözler önüne serdi. "Sonum iyi olmayacak" sözleri, Yıldız Y.'nin yaşamının son dönemlerinde yaşadığı korkuları ve endişeleri işaret ediyordu.
20 Ekim 2023'te meydana gelen olay, Yıldız Y.'nin eşi tarafından gerçekleştirilen dehşet verici bir cinayetle sonuçlandı. Yıldız Y. ve altı yaşındaki kızı, evlerinde bulunmuştu. Olayın ardından yapılan ilk incelemelerde, Yıldız Y.'nin eşi Ömer Y.'nin cinayeti işlediği net bir şekilde ortaya çıktı. Komşularının da ifade ettiği gibi, aile içinden gelen şiddet sinyalleri giderek artmıştı. Yıldız, eşinin kendisine yönelik tehditlerini daha önceden polise bildirmişti, fakat yeterli koruma sağlanamamıştı. Ömer Y.'nin, olaydan önce Yıldız Y.'ye "Sen beni zorlamaya devam edersen, sonun iyi olmayacak" dediği ifade edildi. Bu sözler, kadının çevresindekilere yaşadığı korkuyu dile getirmesi anlamına geliyordu.
Bu olay, Türkiye’de aile içi şiddet konusunun ne denli önemli ve çözülmesi gereken bir mesele olduğunu tekrar gündeme getirdi. Yıldız Y.'nin yakınları, olaydan sonra yapılan açıklamalarda, devletten koruma talep ettiklerini ancak gerekli önlemlerin alınmadığını belirtmişlerdir. Türkiye’de aile içi şiddet kurbanlarına yönelik yeterli destek mekanizmalarının bulunmaması, benzer olayların artmasına sebep olmaktadır. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, olayın ardından yaptığı açıklamada, "Hükümet, kadınları korumak için daha önleyici politikalar geliştirmelidir. Yangında öncelikle ateşi söndürmeliyiz," ifadelerini kullandı. Yıldız Y.'nin cinayetinin ardından birçok kadın aktivist, sosyal medya üzerinden kadınların ve çocukların güvenliği için seslerini yükseltmeye başladı.
Kurulan kampanyalar, dikkatleri aile içi şiddet vakalarına çekerek toplumsal bir farkındalık oluşturma hedefindeydi. Her yıl birçok kadın, ailelerinden gelen şiddet sebebiyle hayatlarını kaybediyor. Yıldız Y.'nin trajik ölümü gibi durumların önüne geçebilmek için, hem toplumsal hem de hukuksal düzeyde adımlar atılmalıdır. Eğitim programları, kamuoyunda farkındalık oluşturacak olaylar ve kadın sığınma evlerinin etkin bir şekilde desteklenmesi, bu tür olayların azaltılmasına katkı sağlayabilir.
Eşi tarafından katledilen ve kızıyla birlikte hayatını kaybeden Yıldız Y., yalnızca bir istatistik değil, aynı zamanda bir insan ve ardında bıraktığı hayaller, umutlar ve sevgi dolu anılar olan bir bireydi. Bu tür cinayetlerin yaşanmaması için hepimize düşen önemli sorumluluklar var. Yıldız'ın hikayesinin, değişim yaratma noktasında bir başlangıç umudu olmasını diliyoruz. Artık yeter! Kadınların korunması, sadece bir sosyal sorumluluk değil, aynı zamanda bir insanlık borcudur.